Dünya madem fanidir hem madem ömür kısadır
hem madem gayet luzumlu vazifeler çoktur
hem madem hayatı ebediye burada kazanılacaktır
hem madem dünya sahipsiz değil
hem madem şu misafirhanei dünyanın gayet HAKİM KERİM müdebbiri var
hem madem ne iyilik nede fenalık karşılıksız kalmayacak
hem madem zararsız yol zararlı yola tercih edilir
hem madem dünyevi dostlar ve rutbeler kabir kapısına kadardır
elbette en bahtiyar odur ki
dünya için ahiretini unutmasın ahiretini dünyaya feda etmesin
hayatı ebediyesini hayatı dünyeviye için bozmasın
malayani (lüzumsuz) şeylerle ömrünü telef etmesin
kendini misafir kabul edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin
SELAMETLE KABİR KAPISINI AÇSIN
SAADETİ EBEDİYEYE (CENNETE) GİRSİN
İ'lem eyyühe'l-aziz! Aklı başında olan insan, ne dünya umurundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor. Sen de yolcusun. Bak, ihtiyarlık şafağı, kulakların üstünde tulû etmiştir. Başının yarısından fazlası beyaz kefene sarılmış. Vücudunda tavattun etmeye niyet eden hastalıklar, ölümün keşif kollarıdır. Maahaza, ebedî ömrün önündedir. O ömr-ü bâkide göreceğin rahat ve lezzet, ancak bu fâni ömürde sa'y ve çalışmalarına bağlıdır. Senin o ömr-ü bâkiden hiç haberin yok. Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyan!
Acaba sırf bu dünya için mi yaratılmışsın ki bütün vaktini ona sarfediyorsun?